Reklam
Reklam
Süreyya SALTIK

Süreyya SALTIK


AFFEDİLMEK İSTEMEZMİSİNİZ?

22 Temmuz 2016 - 00:06

        Hoşgörü ve affedicilik birbirini tamamlayan iki fazilettir.Ölçü ve sınırları iyi belirtmiştir.Hoşgörü erdemi, kişi ve toplumu bazında pek çok güzellikleri oluşmasına ve gelişmesine zemin hazırlar.
          Hoşgörü insanları içinde bulundukları durum ve şartlarına göre çok yönü ve doğru bir şekilde değerlendirip onları güzel,doğru ve faydalı şeylere yönlendirme adına bir kısım yanlışlarını görmemezlikten gelme ve anlayışla karşılama erdemin adıdır.
Hoşgörü ve affedicilik Allah-u Tealanın emir ve tavsiye buyurduğu önemli faziletler arasında yer alır.Bir ayeti kerim de şöyle buyurur: “( Rasulüm) Affa sarılır, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.” Dikkat edilirse bu ayeti kerimede insanlara olan ilişki ve iletişimde nasıl bir yol izlenmesi gerektiğinin en veziz ifadesi görülür. Şöyle ki: İnsanlara bir yanlış görüldüğünü zaman ilk yapılacak şey affetmek yolunu tutmak; asla saldırganlık yoluna girmemektir.Kızıp bağırmamalı, yıkıcı tenkidlerde  muhatabı   incitmemeli; bil’akis soğukanlı bir şekilde durum değerlenmesi yapmalı.afetmekle beraber yanlışı yapmanın iğliği için onu uyarmalıdır. Kendisine değil,yanlışına kızdığına,devam etmesi halinde yanlışını başkasından çok kendisine zarar vereceğini,yanlışı bırakıp onların yerine doğruları koyması durumunda herkesten çok kedisinin kazançlı çıkacağını sahibine hatırlatmalıdır.
        Cahillerini cahiline sözlerine aldırış etmemeli,onlara karşılık vermek kendisinin seviye erozyonuna maruz bırakmamalıdır.Hatta yanlış yapan kişi normalde bilgili,kültürlü ve seviyeli de olsa yanlış yaptığı andan bir bakıma cahil ane söz ve tutum sergileyen kim olursa olsun misilleme yapmaya kalkışmak kişinin seviye kaybetmesine ve insaniyetinin yara almasına neden olabilir.
         Bir başka Ayeti Kerime şöyledir.”Afedin,vazgeçin.Allah’ında sizi affetmesini istemezsiniz.Dikkat edilirse Ayet-i Kerimde affedici olmanın hem gereğine hem çaresine işaret edilmiş olmaktır.Şöyleki:Her insanın affedilmek,anlayışla karşılanmak ve hasbel beşer yaptığı yanlışların örtbas olmasından ve dile dolanmamasından hoşlanır.Hoşlandığı şeyi ancak başkalarına karşı uygulamak ise insanlığın en olmazsa olmaz şartlarından biridir.
         İnsan bir yanlışla karşılaştığında şöyle düşünmeli.Aynı yanlışı ben yaptığımda başkalarının nasıl bir yol tutmaları beni memnun eder.Elbette yanlışımın dile dolanıp yayılmasını,hiddetle,şiddetle karşılık verilmesini değil,anlayışla karşılanmasını,görmemezlikten gelinmesini,hatta kalplerden,gönüllerden o yanlışımla ilgili düşüncelerin silinip gitmesini isterim.O halde bende karşılastığım yanlış hakkında aynı yolu izlemeliyim;Hoşgörü çizgisinden ayrılmamalıyım diye düşünmelidir.
         Şu hususta unutulmamalıdır ki alt yapısız üst yapı olmaz.İnsanları affedebilmek ve hoşgörüyle karşılayabilmek için gönüllerde bir sevgi temeli oluşturmanın yanı sıra şu hakikatlerle içiçe olmaya çalışmak lazım.Üstad bediüzzam Hz.lerin diyorki (özetle) insan bir yanlışla,vefasızlık ve nankörlükle karşı karşıya kaldığı zaman,yapılan bu yanlışın bir hissesini kadere vermeli.Kaderde yazılı olduğu için o yanlışın yapılmış olduğunu düşünmeli.Bir parçasını aleyhillane şeytana vermeli.Onun bitmez tükenmez tuzaklarından birine yenik düşerek muhatabın o yanlışı yaptığını düşünmeli.Bir hissesini de kendine ayırmalı;şöyle düşünmeli:Kul zulm eder,ama kader daima adalet eder kuralınca evet ben zahiren haksızlığa uğradım.Ama bu haksızlığa uğrayıp sebepsiz hikmetsiz deil.Mutlaka bir hikmeti var.Bir hikmeti de-Allahü a’lem-yukarıda geçen kurala göre kader daima adalet ediceğine göre ben birilerine daha önce haksızlık ettim.Allahü teala ola beni uyarmak için bu haksızlığa maruz kamamamı taktir etti.Bunada haksızlık yapan kişiyi sebep yaptı yani Hak teala bana merhamet ederek beni uyarıyor.Taki cezası:Ahirete kalmasın.Binaen aleyh haksızlık edene kızmadan önce dersimi;uyarmamalıyım ve iş işten geçmeden önce beni uyardığı için yüce Allah’a gönül dolusu şükretmeliyim diye düşünmeli.Kalan son ve cüz’i hisseyi de kızmadan,tatlı bir üslupla uyarmak adına yanlışı yapan kişiye ayırmalıdır. Devam edecek...
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum