Reklam
Necmi ATİK

Necmi ATİK


ANTALYA MÜZESİ'NİN GARİP ENVANTERLERİ – 5 –

03 Ekim 2020 - 00:01

Yaptığımız araştırmalarda ulaşabildiğimiz kadarıyla Antalya Müzesi Envanter Defteri’ne yapılan ilk tarihi eser kayıtı 22 Eylül 1329/05 Ekim 1913 tarihlidir.  1913 yılında Osmanlı Devleti döneminde tabii olarak Osmanlıca tutulan Antalya Müzesi Envanter Defteri’ne, 01 Kasım 1928 harf devrimine kadar yaklaşık 15-20 yıllık dönemde yüzlerce belki de binlerce tarihi eserin kayıtlı olduğu düşünülmektedir. Ne yazık ki sözkonusu Antalya Müzesi Osmanlıca Envanter Defteri’nden geriye kalan sadece iki sayfasıdır ve bu iki sayfada da Roma ve Bizans dönemine ait 27 eser bulunmakta, diğer sayfaların akibeti ise bilinmemektedir.

Antalya Müzesi’nin envanterlerindeki farklı açıdan diğer gariplikler ise, 2018 yılındaki çalışmalarımızda ortaya çıkan Etnoğrafya Müzesi’nin Envanter Kayıtları ve bu kayıtlardaki eserlerin açıklamaları bölümleridir. Etnoğrafya Müzesi’nin “İslâmî Kitâbe ve Mezar Taşları” diye isimlendirilen ve Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Devleti dönemine ait eserlerin kayıtlı olduğu envanter defterinde, 100 yıldan fazla bir süredir Antalya Müze depolarında olduğu halde kayıtları bulunmayan ve “Etüdlük Eser” diye bir kenarda tutulan çok önemli tarihi eserlerin “vasıfsız” bir şekilde bulunmasıdır. Bu “vasıfsız” olduğu ileri sürülen eserlere örnek olarak 22 yıl Antalya’nın ilk vâliliğini yapan Mübârizüddin Ertokuş’dan günümüze kalan ve yegâne eseri olan kitabe gösterilebilir. Mübârizüddin Ertokuş’un yaptırdığı binaya (Yivli Minare Camii Kitâbesi olduğu düşünülmektedir) ait 618/1221 tarihli 87x86 cm ebatlarında, taş üzeri 5 satır Selçuklu Celî Sülüsü ile yazılmış bir kitabe olan tarihi eserin, Antalya Müzesi Envanter Defteri’nde herhangi bir envanter kayıt tarihi ve numarası bulunmamaktadır. Anadolu Selçuklu Devleti dönemine ait Ertokuş’a ait kitâbe şöyledir:

Türkçe Okunuşu:      Emera bi-hâzihi’l-‘imâreti’l-mübâreketi es-Sultanû

                                    l-Mu’azzamu Ala’d-dünyâ ve’d-dîni Ebu’l-fethi

                                   Keykubad bin Keyhusrev Nâsıru emîri’l-mü’minîne

                                   El-‘abdu’d-da’îfu’l-muhtâcu ilâ rahmetillâhi Te’âlâ

                                   Ertokuş ibni Abdillah fî seneti semânun ‘aşara ve sittemiete

Türkçe Anlamı: “Bu mübâret imâreti, Büyük Sultan, din ve dünyanın yücelticisi, Mü’minlerin Emîri’nin Yardımcısı, Keyhusrev oğlu Fetih Babası Keykubad, Allâhu Te’âlâ’nın rahmetine muhtaç zayıf kul Abdullah oğlu Ertokuş’a 618/1221 senesinde emretti.”

Mübârizüddin Ertokuş’a ait yukarıdaki 800 yıllık kitâbe gibi muhtelif dönem ve tarihlere ait mezar taşlarının da Müze Envanter Kayıt Defteri’nde kayıt numaraları bulunmamaktadır. Her türlü sû-i istimâle açık olan bu tarihi eserlerin Müze Envanter Kayıt Defteri’ne neden kayıt edilmediği ve uzun yıllar boyunca yapılan Müze envanter sayımlarında Müze Envanter Defteri’ne kayıtlı olmadıklarının neden ortaya çıkarılmadığı veya uzun yıllar boyunca müze envanterlerinin sayılıp sayılmadığı ise herkesin cevap beklediği sorulardır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar