Reklam
Necmi ATİK

Necmi ATİK


ANTALYA KALEİÇİ (Etnografya Müzesi -12- Meşhur Hattatlara ÂitHüsn-i Hat Yazıları -9-)

23 Ocak 2020 - 00:01

“Ali Haydar Efendi’nin Şeyh Gâlib’e Ait Celî Ta’lik Beyti”
Osmanlı Sadrazamlarından Dâmâd Melek Mehmed Paşa’nın (ö. 1217/1802) torunu olan Ali Haydar Efendi 1217/1802 yılında İstanbul’da doğdu.  Babası PaşazâdeAbdülkâdir Bey’dir. Dedesi Melek Mehmed Paşa’ya nisbetle “hafîd-i Melek Paşa” şeklinde imza attığından, hattatlar arasında “Melek Paşa’nın torunu” nâmı ile bilinir.

Ali Haydar Efendi, medrese eğitimini tamamladıktan sonra ruûs imtihanına girerek müderris oldu.  1259/1843 yılında Galata Kadısı, 1268/1852 yılında Filibe Mollası görevine getirildi. Kendisine 1271/1855 yılında Mekke, 1279/1863 yılında ise İstanbul pâyesi rütbesi verildi ve 1284/1868 yılında İstanbul Kadılığı’na tayin olundu.

Ta’lik hattındaki üstün kabiliyetinden dolayı, ta’lik hattının en meşhur üstâdı kabul edilen İmâd’anisbetle kendisine “İmâd-ı Rûm” yani “Anadolu’nun İmâd’ı” ünvanı verilen Ali Haydar Efendi, meşhur hocası Yesârizâde Mustafa İzzet Efendi’den meşk etmiş ve 1238/1823 yılında icâzetini almıştır. Ali Haydar Efendi ta’lik hattında Şefik Bey, Sâmî Efendi, Çarşambalı Ârif Efendi, MehmedAtâullâh Efendi, Şâkir Efendi ve İsmail Zühdü Efendi gibi Osmanlı’nın son dönemi meşhur hattatlarını yetiştirmiştir.

Müzelerde, husûsi koleksiyonlarda, camilerde, mektep, tekke, kışla, mezar taşı, çeşme gibi birçok yapı kitâbeleriyle sayısız eseri olan Ali Haydar Efendi, 1287/1870 yılında vefât etmiş ve Beşiktaş’ta Yahya Efendi Hazîresi’ne defnedilmiştir. Mezar taşı kitâbesini meşhur talebesi Sâmi Efendi yazmıştır.

Ali Haydar Efendi’nin 1262/1845 yılında celî ta’lik hattı ile enfes bir şekilde yazdığı 36x69 cm ebatlarındaki eseri Antalya Etnografya Müzesi’nde sergilenmektedir. Sözkonusu eser, Alanya Müzesi’nden gönderilmiş ve Antalya Müzesi Envanter Defteri’ne 20 Kasım 1975 tarihinde, 18.75.75 no ile kaydedilmiştir. Ali Haydar Efendi eserini “Nemekahu Ali Haydar hafîdu Melek Paşa gufiralehümâ” şeklinde imzalamıştır. Hattatların imzalarında yazdığı “nemekahû” ibaresinden, başkasına âit bir yazıyı değiştirmeleri veya yazıya ekleme ve çıkartma yaptıkları bilinen bir konu olduğundan, Ali Haydar Efendi’nin de aslı Şeyh Galib’eâit olan beytin “Es’ad” kelimesini “ancak” şeklinde değiştirdiği görülmektedir.  Asıl ismi MehmedEs’ad olan Şeyh Galib’in Türkçe yazdığı gazellerinden birinin son beyti yani makta beytinin yazılı olduğu levha şöyledir:

“Çekilenler kalur ancak bu cihân içre hemân
Vakt-i şâdî de gelir mevsim-i mihnet de geçer”
Levhaya konu olan ve aslı altı beyitlik Şeyh Galib’in gazelinin tamamını arzediyoruz:
Gün olur ey meh-ı nâzım bu sabâhat da geçer
Bizi hicrânda koyan bu şeb-i hayret de geçer
Vâsıl-ı evc-i kabûl eyle recâmızyohsa
Yerde kalmaz sanma âh-ı felâket de geçer
Nâ-hudâNûh-ı nebî olduğu dem şek yokdur
Gavta-i varta-i Tûfân bu nevbet de geçer
Hat gelip leşker-i hüsnü geçicekdildârın
Dili muğber eden ol kînevünahvet de geçer
Sâf kıl âyîne-i sîneninîk ü bedden
Tab’aâmed-şud eden sûret-i hayret de geçer
Çekilenler kalurEs’ad bu cihân içre hemân
Vakt-i şâdî de gelir mevsim-i mihnet de geçer
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar