Reklam
Necmi ATİK

Necmi ATİK


ANTALYA KALEİÇİ (Tekelipaşa Camii Münferice Kasîdesi)

26 Kasım 2018 - 00:01

III. Murad döneminde sadrazamlık, silahtar ağalığı, beylerbeyliği ve Van valiliği yapmış Osmanlı devlet adamı olan, Nişancı veya Eski Lala Mehmed Paşa olarak da anılan Tekeli Mehmed Paşa (ö. 1616) tarafından, 1600’lü yılların başında, tamamen kesme taş işçiliği ile yaptırılan Tekelipaşa Camii, ana kubbeyi destekleyen üç yarım kubbe planıyla inşâ edilmiştir.
Antalya Kaleiçi’nden günümüze gelebilen! ecdâd yâdigârı onlarca eserden biri olan Tekelipaşa Camii’nin, dünyadaki diğer bütün camilerden ayıran özelliliği dünyaca meşhur Münferice Kasîdesi’dir.  Bir camide uygulanmasıyla dünyada ilk ve tek olan, Tekelipaşa Camii’nin iç ve dış pencere alınlıklarındaki çini panolarda yer alan kasîde, talik hat sanatı ile mükemmel bir şekilde yazılmıştır.
Ana çini renklerinin kullanıldığı panolar, dendanlı rûmî, hatâî ve yarı stilize çiçekli bitkisel motiflerle de tezyin edilmiştir. Münferice Kasîdesi, âlimler tarafından içinde bütün duâların kabul edildiği İsm-i A’zam olduğu söylenen ve bu yüzden de tasavvufî muhitlerde evrad olarak okunagelen kasîdedir. Her açıdan çok başarılı tasarlanan kasîde, dünyada ilk ve tek uygulanan cami olması hasebiyle Tekelipaşa Camisini ve 410 yıllık tarihi çinilerini benzersiz kılmaktadır.
Asıl adı Ebu’l-fazl Yûsuf b. Muhammed b. Yûsuf et-Tevzerî (ö. 1119) olan Tunus’lu meşhur fakih, dil âlimi ve şâir İbnu’n-Nahvî tarafından kaleme alınan Münferice Kasîdesi’nin orijinal hâli kırk beyitten oluşmaktadır. Kasîdeyi Türkçe’ye çeviren Esad-ı Erbilî (ö. 1930), Kuzey Afrika’nın İmâm-ı Gazâli’si denilen İbnu’n-Nahvî için; “Ârif-i billâh ve vâsıl-i ilallâh” ifâdelerini kullanır ve onu büyük bir Allah dostu olarak vasfeder.  
Tekelipaşa Camii’ndeki Münferice Kasîdesi, mihrabın sağındaki pencere alınlığında yer alan ve celî sülüs hattı ile yazılmış eûzu besmele ile başlamaktadır. Başlangıç panosu dışındaki panolar ise üçer beyitlik bölümler hâlinde tasarlanmış ve talik hattı ile hârika bir şekilde yazılmıştır. Kasîde, caminin iç tarafındaki pencere alınlıklarının hepsinde bulunmaktadır. Yaptığımız araştırmalarda bu panolardan ikisinin, maalesef caminin iç kısmına eklenen hanımlar katı veya dönem dönem yapılan restörerasyonlar!  sırasında üzerleri tamamen sıvanmış ve kapatılmıştır.
Tekelipaşa Camii’nin dış tarafında, kuzey giriş kapısının solundan devam eden Münferice Kasîdesi’nin, kuzey kapısının sağında yer alan pencere alınlıklarındaki iki pano hâriç, doğu ve batı taraflarında, kapıların sağında ve solunda yer alan pencere alınlıklarındaki dört pano ise maalesef tamamen kayıptır. Bu vahim durumları paylaştığımız, caminin şu sıralar restorasyonunu yaptıran Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden, üstü sıvalı panoların gün yüzüne çıkarılma ve eksik çinilerin de tamamlanacağı çalışmalarının yapıldığını öğrenmek bizi biraz rahatlatsa da, yetkililer tarafından kayıp çinilerin âkibeti mutlaka açıklığa kavuşturularak, telâfisi imkânsız olan tarihi değerlerimizi katleden sorumlular bulunmalı ve hesabı sorulmalıdır.
Münferice Kasîdesi’nde başlıklar halinde şu konulardan bahsedilmektedir: Sıkıntıların ve zorlukların geçici olduğu, ilâhî ikramların bereketli yağmurlar gibi arkası kesilmeden devam ettiği, kişinin takvâ bilinciyle kulluğu cidden arzulamasını, zengin-fakir herkesin Cenâb-ı Hakk’ın kudret elinde olduğu, her şeyi yaratan Allah’ın dilediğine dilediğini verdiğini ve dilediğinden dilediğini aldığını ve bunun bir hikmetinin olduğu, kazâ ve kadere râzı olmanın akıllı kişilerin kârı olduğu, hidâyet kapısının kıymetinin bilinmesi gerektiği ve değerelndirilmesi, rûhî olgunluğun ve ilâhî derecelerin saâdet kapılarını araladığı, salih ameller için tenbellik gösterildiğinde gafletten uyanmak gerektiği, ibâdet ve taâtla nûr ve ziyânın parladığı, insanın günahlarını düşünerek mahzun olması ve günahlarına pişmanlıkla tevbe etmesinin gerektiği, Kur’ân-ı Kerîm’in mânâsınnı düşünülerek teheccüdlerde okunması ve Allah’ın emir ve yasaklarının anlaşılması ve yaşanması, nefs ve şeytana muhâlefet edilmesi, âkibette gülmenin fayda sağlayacağı, Rasûlullah’ın sünnetine yapışmanın önemi.  Kasîde, Peygamberimize, ehline ve ashâbına salât ü selam getirilip, duâ edilerek tamamlanmaktadır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar