Reklam
Necmi ATİK

Necmi ATİK


ANTALYA KALEİÇİ (Kaleiçi’nin Kayıp Mescitleri 1)

31 Ocak 2019 - 00:02

934 yıl önce 1085 yılında Selçuklular tarafından fethedilen Antalya’ya, Selçuklu ve Osmanlı hâkimiyeti döneminde sultanlar, devlet erkânı ve Müslüman ahâli tarafından, Allah rızâsına erişmek gâyesiyle muhtelif ebatta mescit ve camiler yapılmış ve Allah için vakfedilmiştir. Bu cami ve mescitlerin her türlü ihtiyaçlarının karşılanması içinde vakıflar kurulmuş ve bu vakıflara gelir getiren mülkler bağışlanmıştır.
Antalya Kaleiçi’nde, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi belge ve arşivlerinden edindiğimiz bilgilere göre, vakfedildiği halde farklı nedenlerle yıkılıp yok edilerek günümüze ulaşamayan tekke, zâviye, medrese, hamam gibi eserler dışında makâlemizin asıl konusu Allah rızası için inşâ edilip vakfedilen ve aynı âkibete maruz kalan mescidlerdir. Maalesef mescitler ile birlikte, mescitler için kurulan vakıflar ve vakıf mallarıda târumâr edilmiştir.

Bu konuda, Eski Eserler Müfettişi Kemal Turfan’ın 1955 yılında yaptığı çalışmalar sonucu tuttuğu resmî raporlardaki bilgileri size olduğu gibi aktaralım. Raporlarda, 1925 yılında başlayan yıkım çalışmalarının hedefi olan mescidler, adresleri ve yapısal özellikleri ile net bir şekilde gözler önüne seriliyor:

1.            ARSLANLI ÇEŞME MESCİDİ : Tuzcular Mahallesi Uzun Çarşı Sokak, Mehmet Yakut’un evinin yerinde. Kitâbesi yok, tamamen yıkılmış, yerinde bir şey kalmamış. Yerine Mehmet Yakut’un evi yapılmış. Takriben 1925 yılında yıkılmıştır.
Arslanlı Çeşme; Mehmet Yakut’un evinin kuzeyinde, kitâbesi yok. Takriben 1925 yılında yıkılmış olan bu çeşmenin cephesinde çift arslan kabartmalı bir taş vardı. Bu sebeple arslanlı çeşme adı verilmiştir.
Çeşme yıkıldıktan sonra bu taş müzeye nakledilmiştir. Taşın üzerinde karşılıklı kanatlı iki arslan ve aralarında hayat ağacı andıran bir nebat vardır. Taşın alt kenarına çeşmenin oluğunun geçmesi için bir delik açılmıştır. Yerinde bir şey kalmamış.
 
2.            İSKENDER ÇELEBİ (MUSALLÂ) MESCİDİ: Uzun Çarşı Sokak, Musallâ Sokak. Hicrî 913 Ramazanın başı (1508 yılının ilk günleri) İskender Çelebi tarafından yaptırılmış. Kitâbesi, kapı üzerinde 0,44x0,34 cm’lik mermer levhada girift sülüs, 3 satır.
Planı müstatil (dikdörtgen) şeklindedir. Duvarlar moloz ve kesme taş kârgirdir. Kapı ve pencereler ahşap kasalıdır. Ahşap lento üstünde sivri takviye kemeri vardır. Üstü alaturka kiremitli ahşap iki satıhlı çatı ile örtülüdür. Son cemaat mahalli bağdâdî duvarlı, tahta tavanlı ve tek satıhlı çatılıdır ve her tarafı çürümüş ve kısmen çökmüştür. Kapı sivri takviye kemeri altında ahşap lentodur.
İçi kareye yakın planlıdır. Moloz ve kesme taş kaplıdır. Sıvalar bozulmuştur. Üstünü örten tavan çökmek üzeredir. Mihrap, moloz taş üzerine kaplamış istalaktitlidir. Biraz bozulmuştur. Minber yoktur.

Sahibi VAKIFLARDIR. İçinde fakir bir aile oturuyor. Harap ve bakımsız.
(Süleyman Fikri Erten’in 1940 yılında, Kemal Turfan’ın 1955 yılında yerinde tespit edip okudukları İskender Çelebi Mescid’i Arapça kitabesinin tercümesi şöyledir: “Bu mescidi, hayırlar sahibi Seydi Ali’nin oğlu İskender Çelebi 913/1508 yılının Ramazan ayının başlarında binâ edip tamamladı. –Allah onu bağışlasın-.” Kitâbesi dahi kayıp olan 450 yıllık İskender Çelebi Mescidi, günümüzde Kaleiçi kayıp mescitleri arasındadır)

Kaleiçi’ndeki diğer kayıp mescitleri, önümüzdeki haftanın makâlesine konuk edelim inşallah.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar