Selahattin ÇELİK

Selahattin ÇELİK


MODERN DÜNYANIN KORKUNÇ HASTALIĞI: KAVMİYETÇİLİK

25 Ağustos 2016 - 00:05

ÖZET
19. yüzyıl, bilimsel ve kültürel manada insan topluluklarının büyük ve etkili kırılmalar yaşadığı bir dönemdir. Bilimsel gelişmenin fen bilimleri odağa alınarak büyük yol kat ettiği bu dönemde sosyal bilimlerin metodolojisi de ırk (genetik), iklim gibi coğrafi verileri bakış açısının merkezine yerleştirmiştir. Bu bakış açısı, birlikte yaşamanın elzem olduğu modern toplum yapısında sosyolojik bazı problemlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu bildiride “Kavmiyetçilik” olarak isimlendirilen olgunun, modern dünyada yarattığı olumsuz algı odağa alınacaktır.
Bu bağlamda Kavmiyetçilik, “insanın sahip olduğu yaratılış farklılıklarını, yaratılış itibariyle kendisine benzemeyen diğer insanların aleyhine kullanması” olarak tanımlanabilir. Bu kötü haslet, fertler arasında önce sinsice yayılır daha sonra da toplumların parçalanıp dağılmasına yol açar. Irk, soy, kabile, meşrep, mezhep, dil, inanç vb. kültürel özelliklerin üstünlüğünü esas alan “kavmiyetçilik” cinsiyet, grup ve takım çekişmelerine kadar varan aşırılıklarla insanlar arasında kin ve nefret tohumlarının atılmasına yol açar. Bireylerin hamasi yönleri üzerinden yürüyen bu bakış açısı, başlangıçtaki bilimsel özelliğini de yitirerek sosyolojik bir “kangren” halini almıştır.
Bütün dünyadaki toplumları çeşitli yönleri ile ilgilendiren bu problemin İslam toplumları için daha özel bir anlamı bulunmaktadır. Zira İslam dini sadece belirli bir ırkı muhatap almayan evrensel bir dindir.
Bu çalışmada konunun açıklanmasına ışık tutan birçok ayet ve hadisin meal ve tefsirlerine yer verilmiştir. İslam inancı ekseninde ilk insan ve peygamber olan Hz. Âdem’den beri çeşitli toplumlardan ve sembollerden örnekler verilerek kavmiyetçiliğin ve etnosantrizmin sebep olduğu olumsuz sonuçlar ortaya konmaya çalışılmıştır. Özellikle son yüzyılda Müslüman topluluklar arasında “kavmiyetçiliğin” geldiği tehlikeli boyutlara dikkat çekilmiştir. Müslüman toplulukların bu konuda yaşadıkları açmazların çözümünde, kendi iç dinamiklerinden faydalanarak bir çıkış yolu bulabilmesi için öneriler ortaya konmaya gayret edilmiştir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum