Sadık ÜZER

Sadık ÜZER


Mağfiret İkliminde, Hakikat İncileri

20 Haziran 2016 - 00:01

Allah Rasulü Efendimiz (s.a) buyuruyorlar: “Dilediğin gibi yaşa, muhakkak öleceksin. İstediğiniz sev, bir gün mutlaka ayrılacaksın. Dilediğini yap, muhakkak onun karşılığını göreceksin.” “Münafıklığın alameti üçtür: O, oruç tutsa da, namaz kılsa da, kendisini müslüman zannetse de münafıktır. 1- Konuştuğu zaman yalan söyler, 2- Söz verdiği zaman sözünü yerine getirmez, 3- Kendisine bir şey emanet edildiğinde hainlik eder -emanete riayet etmez-” “Cömerdin ikram ettiği yemeği şifa, cimrinin ikram ettiği yemeği ise hastalıktır.”
“İnsanoğlu ihtiyarlar fakat onda 2 şey genç kalır. 1- Hırs, 2- Haset -çekememezlik-”
“Ey kadınlar topluluğu! çok çok sadaka verin, çok çok istiğfar edin. Çünkü ben, cehennem ehlinin çoğunun siz kadınlardan olduğunu gördüm.”  
Çok ibretli bir ifadeye göre Efendimiz (s.a) hadis-i kutsîde buyuruyorlar: “Cenab-ı Hakk buyuruyor: Kullarıma azâb etmek istediğim zaman; mescidleri -camileri- ihya edenlere, Kur’an-ı Kerim okuyanlara -yeni öğrenenler-, küçük yavrulara, müslüman çocuklarına nazar ederim -bakarım da- gazabım -cezam- sükunet bulur. Yani onlara azâb etmekten elimi çekerim.
Evet, çok değerli okuyucularım!
Şu, yoğun ibadet mevsimi olan Ramazan-ı Şerif'te mescitlerde camilerde ibadet ediyoruz elhamdülillah. Camiler, mescidler peygamber lisanıyla; ahiret çarşılarıdır, Cennet çarşılarıdır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, biz müminlere rahmet ve şifadır. Cenab-ı Hakk (c.c) İsra Suresi'nin 82’nci ayetinin anlamında: “Biz Kur'an'dan, müminler için şifa ve rahmet olan ayetleri indirmekteyiz. Zalimlerin ise, Kur'an ancak sapıklığını artırır.” Buyuruyor.  
Aziz okuyucularım!
Sevgili peygamberimiz (s.a)’in ibretli ifadelerine kulak verelim. Efendimiz (s.a) buyurdular: “Her gece şöyle nida edilir: Ey kabirdekiler! Sizler kimlere gıpta edersiniz? Kabirdekiler derler ki: Camilerde, mescidlerde olanlara gıpta ediyoruz. Çünkü onlar, oruç tutuyor bizler tutamıyoruz, onlar namaz kılıyor biz kılamıyoruz, onlar Allah'ı zikrediyor bizler zikir edemiyoruz.”
Allah dostlarından biri hepimizi uyanmaya davet ediyor: “Bir kabir gördüğün zaman onu kendi mezarını kabul et. Geri kalan ömrünü ise, kâr bil. Geri kalan ömrünü kendi lehine değerlendir.” İşte şimdi bizlere düşecek görevi hep birlikte iyi anlayalım. Sağ olan bizlerin ölülerimize hediyelerimiz, dua ve istiğfardır. Bir gönül dostu şöyle anlatıyor. “Benim bir kardeşim, dostum vefat etmişti. Onu rüyamda gördüm ve ona sordum: Kabrine konulunca halin nasıldı, nasıl oldu? Bana dedi ki: Ateşten bir şiş getirildi. Eğer birisi bana dua etmemiş olsaydı o ateşten şişle dövülecektim.” Yüce rabbimiz, bu mağfiret günlerinin hürmetine ümmet-i Muhammed’i bağışlasın. Amin!
kıymetli okuyucularım!
Bugünkü, sizlerle olan sohbetimizi büyük Allah dostu Cafer-i Sadık hazretlerinin çok ibretli öğütleri ile bitiriyorum. Cafer-i Sadık hazretleri buyuruyor: “ 1- Yalan söyleyenden sakın. çünkü ona her zaman aldanırsın, çünkü sana iyilik yapacağım derken kötülük yapar. 2- cimriden sakın. 3- Ahmaktan sakın, yani aklı az olandan ki; En Çok işe yarayacağını zaman seni bırakıverir. 4- kötü kalpli kimseden sakın çünkü işi bozulunca seni harcar 5 Fâsıktan, yani günah işlemekten utanmayan kimseden sakın, çünkü seni bir lokma ekmeğe satar.” Yüce Rabbimiz cümlemizi fasıklardan, facirlerden, şerlilerin şerrinden korusun. Amin!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum