Ömer KÖSE

Ömer KÖSE


CORONA VİRÜS PANDEMİSİ  VE TURİZM SEKTÖRÜ

02 Haziran 2020 - 00:01

Ücretsiz internet ansiklopedisi Wikipedia kaynaklarına göre; dinlenmek, eğlenmek, görmek ve tanımak gibi amaçlarla yapılan geziler ve bir ülkeye veya bir bölgeye gezmen (turist) çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılan çalışmaların tümüne turizm denir. Turizm sözcüğü ilk 20. yüzyılda bazı İngilizlerin Avrupa’ya yaptığı yolculuklar için kullanılmıştır. Turizm sözcüğü 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, dünya çapında yaygınlık kazanmıştır.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de turizm sektörü corona virüs (COVID-19) pandemisinden en çok etkilenen sektörler arasındadır. Pandemi ile dünya destinasyonların tamamı seyahat kısıtlamalarına uğramış olup, yurtiçi ve yurtdışı tatil planları ertelenmiştir. Tüm dünyada  kongre, toplantı ve organizasyonların tamamı ya iptal olmuştur ya da ileriki ay ve dönemlere ertelenmiştir.

Pandemi ile tüm dünya eve kapanmış olup, online işlemler yoğun bir şekilde artmıştır. Pandemi toplantı alışkanlıklarınıda değiştirmiştir, corona virüs salgını nedeniyle milyonlarca kişi ev ortamında e-toplantılar yapmak zorunda kalmıştır. Bu süreçte e-ticaret web siteleri,video ve konferans uygulamaları kullanımı artmıştır.

Tüm sektörlerin yol haritasını pandemi sürecini Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı belirlemektedir. Turizm sektörü ile ilgili normalleşme süreci kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletmelerini kapsayan sertifikasyon belge sürecini yayınlamıştır. Belki kısa dönemde, sektör kâr elde etmeyecek, ancak uygulamış olduğu kural ve uygulamalar ile  büyük bir deneyim kazanmış olacaktır. Turizm ve kongre sektörünün durumu, dünyadaki gelişmelere bağlıdır. Yapılan tanıtım ve reklamlarda  Türkiye’nin turizm ve toplantı sektörüne hazır olduğunu ve tatilciler için güvenli bir liman olduğu özellikle vurgulanmalıdır.Türkiye güvenli liman imajıyla yaralarını diğer ülkelerden çok daha çabuk saracağına inancım sonsuz olup , bu avantaj kullanılırsa 2020’nin kayıpları 2021 yılında telafi edilmiş olur.

Turizm sektörünün yaşadığı bazı krizleri hatırlamaya çalışalım. 2006 yılı küresel kuş gribi krizi, 2008 yılı küresel finansal kriz, 2015 yılında Rus uçağının düşürülmesi ile ilgili kriz ve 2020 yılının ilk çeyreğinde yaşanan corona virüs (COVID-19) pandemi krizi. Bu krizler tüm sektörleri etkilediği gibi turizm sektörünü büyük bir ölçüde etkilemiştir. Sektör, hassas bir yapıya sahip olduğundan krizlerden en fazla etkilenen sektörlerden birisidir. Turizm sektörü dünya ekonomilerinde ödemeler dengesine etkisi, istihdama ve diğer sektörlere sağladığı katkılar nedeniyle önemli sektörler arasındadır. Pandemi sürecinde kriz yönetimi devreye girmektedir, hazırlıksız yakalanmamak için sektörün A,B ve C planlarının masada hazır olması gerekmektedir.

Tüm sektörlerde olduğu gibi turizm işletmeleride kısa çalışma ödeneği başvurusunda bulunmuştur. Temmuz ayı gibi turizmde hareketliliğin başlıyacağı öngörülmektedir. Turizm ve kongre sektörünün durumu, dünyadaki gelişmelere bağlıdır. Turizm sektörü sermaye yoğunluğu olan bir sektördür. Türkiye’de büyük, orta ve küçük ölçekli yaklaşık 10 binin üzerinde turizm işletmesi bulunduğu, 100 milyar doların üzerinde yatırım olduğu tahmin edilmektedir.

Turizm sektöründe çalışan personellerin tamamına yakını evlerinde olup, işe dönüşü beklemektedir. Antalya, gelişmiş sanayi sektörüne sahip değildir. İstihdamın yoğun olduğu sektör turizm ve hizmet sektörüdür, var olan organize sanayi bölgesindeki çoğu işletmede turizm sektörüne bağlı çalışmaktadır. Sonbahar veya kış mevsiminde 2. dalga gelecek midir? Kısa çalışma ödeneği bittiğinde ne olacak? Kısa çalışma ödeneğinin süresi uzatılacak mı ? Bunların hepsi soru işareti, neler olacağını zaman gösterecektir.

Tüm dünya liderleri tarafından sık tekrarlanan “Salgın sonrasında dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözlerinin  ekonomik,sosyal ve siyasi sonuçlarını da hep beraber yaşayıp göreceğiz.
Sektör olarak zor günler geçirdiğimiz bu günlerde sözlerimi, 2006 yılında vizyona girmiş senaryosu gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan Will Smith’in başrolünü oğlu ile paylaştığı Umudunu Kaybetme ( The Pursuit of Happyness ) filmini mutlaka izlemenizi tavsiye ederek bitiriyorum.

Filmin bir sahnesinden kesit: “Bir daha kimsenin sana bir şeyi yapamayacağını söylemesine izin verme. Benim bile. Bir hayalin varsa peşinden git peşini bırakma. İnsanlar kendi yapamadıkları şeyi senin de yapamayacağını söylerler. Bir şey istiyorsan, peşini bırakma; git ve onu al, o kadar.”

Yaptığımız ve yarınlarda yapacağımız haber ve paylaşımlar turizm sektörünün daha ileriye taşınması için sunulan bir katkıdan ibarettir.

Bizi takip etmeye devam edin.
Sektörümüz hizmet sektörü, hammaddesi insandır.
Hayat Paylaşınca Güzel…

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum