Reklam
Halil Demir

Halil Demir


TARIM ÜRÜNLERİ İÇİN YENİ PAZARLAR BULMAK ZORUNDAYIZ

16 Mart 2016 - 00:01

Ülkemizin 2015 yılı ihracatı, ihracatçı birliklerinden muaf olan miktar da dahil edildiğinde, yaklaşık 145 milyar dolar civarındadır. Yapılan ihracatın %68’i, yani yaklaşık 91 milyar doları 20 ülkeye gerçekleştirilmiştir. En fazla ürün ihraç edilen ülke, 13 milyar doları aşkın (%9.85) değerle Almanya’dır ve bunu 9 milyar (%6.91) doları aşan değer ile Birleşik Krallık izliyor. İhracatımız açısından üçüncü sırada ise çok sık patlama haberlerinin geldiği Irak bulunuyor ve 8 milyar doları aşan hiç de küçümsenmeyecek bir rakama sahiptir. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatımız ise 3.6 milyar (%2.75) dolar ile dokuzuncu sırada yer alıyor. Tarım ürünlerini en fazla Rusya pazarına gönderdiğimizin altını da çizmek gerekiyor.  Yapılan ihracatın karşısında ithalat değerlerimize bakıldığında 351 milyar dolar civarında olup, ihracatımızın ithalatı karşılama oranı yaklaşık %70’dir. Bu oran 2014 yılında %65 iken 2015 yılında artış olmuştur.  Bazı ülkelere yapılan ihracat azalırken, bazılarına da artmıştır. Batı Akdeniz İhracatçı Birliklerinin rakamlarına göre bir önceki yıla göre 2015 yılında bazı ülkelere yapılan ihracat hızla yükselme eğilimindedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine yapılan ürün satışındaki artış %100 aşmıştır. ÇAD’ın aldığı ürünlerin değerinde %1473’lük, Somali’de ise %556’lık artış söz konusudur. Yine Dubai’ye yapılan ihracatta ise %300’lük artış vardır.  İhracat rakamlarındaki azalma küresel ekonomik krizle bağlantısı mutlaka vardır. Ancak mevcut durum bize gösteriyor ki ülke olarak ihracat yaptığımız ülke yelpazesi geniş olmak zorundadır. Sadece birkaç ülkeye bağlı kalırsak beklenilmeyen siyasi krizlerde ülkemiz olumsuz etkilenmektedir.  Rusya ile yaşanan krizden sonra ise ilginç şekilde Romanya ve Macaristan’a yapılan ihracat artmıştır. Yani 2015 yılı aralık ayında Macaristan’a %616’lık bir artış olmakla birlikte, Birleşik Arap Emirlikleri’nde %92, İsrail’de %83’dür.  İhracatımızın bazı ülkelere artması aslında bizim ülke olarak farklı potansiyellere sahip olduğumuzu gösteriyor. Eğer istersek yeni pazarları bulabiliriz veya birlikte dayanışma ile hareket edersek, kriz yaşadığımız veya bize siyaseten tavır koyan ülkelere karşı güçlü konuma geçebiliriz.  Bir de dini, tarihi ve kültürel yakınlıklarımız olan ülkelere ihracat şansımızın olması ihmal edilmemelidir. Türk dünyasına, Müslüman ülkelere başta olmak üzere Afrika’daki ülkelere yüksek ihracat potansiyelimiz bulunuyor. Her pazarın isteğine göre ürünümüz olursa ve iyi çalışırsak neden başarılı olmayalım? Yaş meyve-sebzeden örnekler verecek olursak; Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin rakamlarına göre Arnavutluk’a ülke olarak 600 bin dolarlık ürün satıyoruz ve 2014’e göre yarı yarıya azalmış durumda. Azerbaycan-Nahçıvan’a 8 milyon dolarlık satış yapılıyor ve bunda da yarı yarıya azalma var. Bulgaristan’a yapılan satışta muazzam azalma var. Katar olan iyi ilişkiler düşünüldüğünde 1 milyon dolarlık rakam çok az. Suudi Arabistan’a ise 73 milyon dolarlık satış bu pazarı iyi kullanamadığımızı gösteriyor.  Örnek verilmesi gereken bir başka ülke ise duygusal bağımızın güçlü olduğu Pakistan. Toplam ticaret hacmimiz yaklaşık 700 milyon dolar. Yaş-Meyve sebze ihracatımız 41 bin dolar. Sadece ihracat yapmayı düşünmek yerine ürün almayı da düşünmeliyiz. Tropik meyveleri neden buradan almıyoruz? Pakistan İran’dan sebze alıyor ama biz yeterince satamıyoruz.  Eğer restleştiğimiz bir İsrail ile yeniden ülke menfaatlerimiz gereği iyi ilişkiler kurma yoluna gidebiliyorsak, krizleri beklemeden yapılacak çalışmalarla dünyanın değişik yerlerine her türden ürün ihracatını sağlayabiliriz. Çin Halk Cumhuriyeti’ne, Gana’ya, Somali’ye, Çad’a olan ihracat artışları bunun göstergesidir.  Özellikle tarım ürünleri ihracatını sadece Rusya’ya yapabiliyormuşuz gibi bir algı oluşturulmuştur. Evet, Rusya ve onlara yakın ülkeler coğrafik olarak bize yakın ve ulaşım kolaylığı bulunuyor. Ancak Rusya’ya alternatif yeni pazarları ve koşullarını geliştirmemiz bizim elimizde.  Türkiyemiz konum ve ekolojik avantajlarından dolayı güçlü tarımsal üretim potansiyeline sahiptir. Bu özellikler mutlaka değerlendirilmelidir.  Cenab-ı Allah işlerinizi hayreylesin.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum