Zatürreden korunma yolları

'12 Kasım Dünya Zatürre Günü' nedeniyle uzmanlar, zatürrenin nedenleri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Zatürreden korunma yolları
11 Kasım 2019 - 11:37

'12 Kasım Dünya Zatürre Günü' nedeniyle uzmanlar, zatürrenin nedenleri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mehmet Parlak, zatürrenin, virüs ve bakteriler başta olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı geliştiğini söyledi. Çoğunlukta vücut direnci zayıf hastaların kendi ağız, boğaz ve sindirim sistemindeki mikropların akciğere ulaşmasıyla ortaya çıktığını belirten Parlak, "Hastalık ayrıca hasta olanlardan sağlıklı kişilere, doğrudan hava yolu, damlacık veya el temasıyla da buluşabilir. Havadan öksürük ve hapşırık ile yayılabildiği gibi ağız ve burun akıntıları bulaşmış mendil ve kişisel eşyalar aracılığıyla da kişilere geçebilir" dedi.


EL HİJYENİ BULAŞ RİSKİNİ AZALTIR


Havaların soğumaya başladığı dönemlerde daha çok kapalı ve kalabalık mekanlarda geçirilen zaman nedeniyle, hastalığın kış mevsiminde daha sık görüldüğünü belirten Parlak, "Zatürrenin oluşumuna yol açan nedenler arasında ileri yaş, diyabet, böbrek, karaciğer rahatsızlıkları ile kanser gibi kronik hastalıklar, sigara ve alkol kullanımı, grip salgınları, uzun süren ameliyat süreçleri, hastanede uzun yatışlar ve mekanik solunum desteği gibi sorunlar yer almaktadır. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapiler, Crohn ve romatizmada kullanılan 'akıllı' ilaçlar da vücut direncini baskılayıcı özellikleri ile zatürre oluşumunu kolaylaştıran nedenlerdir. Öksürük sırasında ağzın ellerle kapatılmasına bağlı olarak mikropla temas eden eller, hastalık için önemli bir bulaş yoludur. Bu nedenle ellerin düzenli yıkanması ve hijyeni önemlidir" diye konuştu.



RİSK GRUBUNDAKİLER


Risk grubunda olanları çocuklar, yaşlılar, nörolojik rahatsızlığı ve yutma bozukluğu olan kişiler, kas hastaları ve yatağa bağımlı hastalar, astım, KOAH, amfizem, bronşiektazi, akciğer kanseri ve fibroz gibi solunum yolları ve akciğer doku hastalıkları bulunanlar, kanser ve AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi düşük olan kişiler olarak sıralayan Mehmet Parlak, şöyle konuştu:


"Zatürrede ateş, nefes darlığı, öksürük ve kirli balgam, göğüs ağrısı ve öksürükte kan görülebilir. Bunun dışında halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık, eklem ve kas ağrıları, bulantı ve kusma da olabilir. Bu şikayetleri bulunan kişilerin mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurması yaşamsal önem taşır. Pnömoni ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunudur. Erken teşhis edilmesi ve gecikmeden tedaviye başlanılması halinde kişi, sağlıklı bir şekilde yaşamını devam ettirebilir. Hastalık tanısı hastanın şikayetleri, muayenesi, akciğer filmiyle ve kan tahliliyle konulabilir. Gerekirse balgam ve kan kültürü yapılabilir."


NASIL KORUNMALI


Parlak, zatürreden korunmak için yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

"El ve öksürük hijyenine dikkat edilmelidir. Dirseğin iç kısmına öksürülmeli, eller sürekli yıkanmalıdır. Kış aylarında mümkün olduğunca tokalaşmamaya ve kapalı havasız mekanlarda bulunmamaya özen gösterilmelidir. İş veya ev gibi sürekli bulunulan ortamlar sürekli havalandırılmalı. Zatürre oluşumunu kolaylaştıran faktörler kontrol altına alınmalıdır. Kronik hastalıklar uygun şekilde takip ve tedavi edilmelidir. Çocuklar, hamileler, yaşlılar, diyabetler gibi risk grubunda olanlar, grip aşısını eylül, ekim veya en geç kasım ayında yaptırmalıdır. Bağışıklık sistemi yetersiz olan AIDS, kronik böbrek hastaları, organ nakli yapılmış kişilere pnömokok aşısı yapılması önemlidir."

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum