'Topla Dağıt Dinsin Ağıt'

İyiliğe adanmış bir ömür... Bazı kahramanlar pelerin giymez

22 Ocak 2020 - 10:10

Mehmet Tekerlek (94), 64 yıldır restoran ve lokantalardan topladığı yemekler ile hayırseverlerin verdiği eşyaları 'Topla Dağıt Dinsin Ağıt' sloganı ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Hayır işleri ile uğraşmaktan evlenmeye vakit bulamadığını belirten Tekerlek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden Üstün Hizmet Ödülü' alan sayılı insanlar arasında yerini alırken, isteği üzerine kurulan 'Mehmet Tekerlek Gönüllüleri' grubu yardım yapmayı sürdürüyor.
 
Yıllar önce Sanayi ve Ticaret Bakanlığı‘nda görev yapan Mehmet Tekerlek‘in yardım seferberliği, 1956 yılında başladı. O tarihlerde uzman olarak görev yapan Tekerlek, açılan bir kurs için eleman bulmakla görevlendirilmiş ve araştırma yaptığı sıralarda Gaziantep‘teki mahallerde yoksul vatandaşların durumunu görmüş. İhtiyaç sahibi ailelerin adreslerini defterine not eden Tekerlek, yardım için kolları sıvamış.
 
5 OTOMOBİL 1 MOTOSİKLET ESKİTTİ
 
Yardım faaliyetlerine başladığı ilk yıllarda çevresindeki tanıdıklarından çeşitli yiyecekler ile ihtiyaç fazlası giyecekleri toplayarak motosikleti ile o mahallerde vatandaşlara dağıtmaya başlayan Mehmet Tekerlek, 64 yıldır sürdürdüğü yardım faaliyetleri sırasında 5 otomobil ve 1 motosiklet eskitti.
 
'KAMYONETİMLE MAHALLE MAHALLE GEZERDİM'
 
Gençlik yıllarında kentteki bir lokantada yemek yediği sırada ihtiyaç fazlası yemek, tatlı, sebze ve meyvelerin çöpe atıldığını gören Mehmet Tekerlek, işletme sahibi ile anlaşarak yemeklerin kendisine verilmesini istedi. Lokantanın kapanma saatine gidip kalan yemekleri alan Tekerlek, ertesi gün ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya başladı. Mehmet Tekerlek, o dönemlerde bekar olduğu için sürekli lokantalarda yemek yediğini ifade ederek, lokantalarda kalan yemeklerin atıldığını görünce böyle bir işe başladığını söyledi. Tekerlek şöyle konuştu:
 
''Bekar olduğum için iş yerime yakın bir lokantada sürekli yemek yerdim. Lokantada yapılan yemekler artardı. Zaman da geçince müşteriler gelmediği için o yemekler çöpe dökülürdü. Ben bunun farkına varınca sahibine söyledim. Bu yemeği bana verin, mahrumlara götüreyim dedim.  Atılan yemeklerin hammaddesini bile verseniz bu insanlara yeter dedim. Bazı insanların evinde düzgün bir mutfak bile yoktu. Bu yemekleri bana verin dağıtayım dedim. İşletme sahibi de olur, bizi de bu vebalden kurtarırsın dedi. Yalnız iş yeri kapanmadan 5-10 dakika önce gelirsen veririz, dediler. Dedikleri gibi anlaştık. Dedikleri saatte giderdim. Tam kapanmaya yakın artık müşteri gelmek diye düşündükleri zaman artan yemekleri almaya giderdim. Her yemek için ayrı ayrı kovalar götürürdüm. Yemekleri ayrı ayrı kaplara doldurup kamyonete koyar, kenar mahallelerde gezerdim. Yemeklerin döküldüğünü görünce üzüldüm. Bu yemekleri yapamayan bir sürü insan vardı. Hem günah, hem aç yatan insanlar var. Ne kadar insana yardım ettiğimizin sayısını tutmak çok zor."

DHA
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum