Reklam
İlhami PINAR

İlhami PINAR


İMAM ŞÂFİÎ’Yİ ANLAMAK (4)

20 Kasım 2017 - 00:01

İmam Şâfiî (rh.a.) bu mânâyı açıklamak ve desteklemek için diyor ki:
 “Zira hikmet, Allah'ın Kitabı’yla yan yana zikrolunmuştur. Allah Teâlâ, Rasulüne itaati farz etti ve O’nun emrine uymağı insanlara mecburî kıldı. İtaat edilmesi ancak Allah'ın Kitabı ve sonra da  Rasülünün Sünneti olmak lazım gelir. Çünkü yukarıda anlattığımız gibi, Allah Teâlâ, Rasulüne imanı, kendisine imanla birlikte zikretmiştir.
Peygamberin Sünneti, Allah (c.c.)’nin Kitabında murad ettiği mânâyı beyân etmektedir. Bu hassa da, ammeye de delildir. Sonra ayette hikmeti, Kitabın ardı sıra getirmiş, hikmeti ona tabi kılmıştır. Rasulünden başka, halktan hiçbirine böyle bir şey nasib etmemiştir.”
3- Allah (c.c.), Rasulüne itaati ve tabi olmayı mü’minlere farz kıldı. İtaat edilmesi farz olan bir kimsenin sözleri de, itaat edenler tarafından tutulması gerekir. Onlara karşı gelen asî olur. Bu itibarla Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Sünneti, bu parlak şeriatta hüccet ve delil olur. Birinci delil şudur: Allah (c.c.) Kur’ân-ı Kerim’de, kendisine itaati beyân ettikten sonra ardı sıra Resulüne itaati emretmektedir. Peygambere isyan, Allah’a isyan addolunmuştur.
Kur’ân-ı Kerim’de, bu konudaki ayetlerden bir kısmı şunlardır:
“Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdikten sonra, mü’min erkeğe ve mü’min kadına işlerinde artık muhayyerlik yapmak olmaz. Kim Allah'a ve Peygamberine karşı gelirse, şüphesiz ki apaçık bir sapıklığa sapmış olar.” (Ahzab, 33 /36)
“Ey iman edenler, Allaha itaat edin, Rasul’e itaat edin ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eğer bir şey hakkında ihtilafa düşüp çekişirseniz, Allaha ve âhiret gününe inanmışsanız, onun hallini Allaha ve Peygambere bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle en güzel olur.” (Nisa, 4/59)
“Allah'a ve Peygamberine kim itaat ederse, işte onlar, Allahın nimetine eriştirdiği Peygamberler, sıddıklar (doğrular), şehidler ve salihler beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar.” (Nisa, 4/69)
“Peygambere itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisa, 4/80)
“Hayır, Rabbına andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip, sonra haklarında senin verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen kendilerini verip teslim olmadıkça tam inanmış olmazlar.” (Nisa, 4 /65)
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum