7 Aralık 2018 00:04
-A +A
Hidayet GÜLTEKİN

Hidayet GÜLTEKİN

MEDRESETÜ'L-HATTATİN HOCALARININ ÖZGEÇMİŞLERİ

Hulusi Efendi Sülüs ve Nesihte de üstat olmakla beraber, Ta'lîk ve Celî Ta'lîkte, gelmiş geçmiş hattatlar içinde hemen ilk hatırlanacaklardandır. Bilhassa Türk tavrı Ta'lîk ile Kıt'a ve Hilye-i Saadet yazmakta kimse onun seviyesine varamamıştır.
Müze ve koleksiyonlarda bulunan şaheserlerinden başka Ankara'da eski Büyük Millet Meclisi'ndeki "Hâkimiyet Milletindir" ve Vakıf Gûreba Hastanesi'ndeki " Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" Celî Ta'lîk levhaları pek meşhurdur. Sultan Selim ve Sultan Ahmet camilerinde de eserleri vardır.

İsmail Hakkı Bey [ALTUNBEZER] (ö.1366/1946)
İsmail Hakkı Bey, tahrir ve vergi tahsil idare muhasebe kalemi ikinci mümeyyizi hattat Mehmet İlmi Efendi (ö.1343/1924)'nin oğludur. Hakkı Bey 10 Zilhicce 1289  /9 Şubat 1873 İstanbul'un Kuruçeşme semtinde doğdu. Doğumu kurban bayramı gününe rastladığı içindir ki kendisine İsmail adı verilmiştir. Baba tarafı beş göbek hattattır. Bunların ilk üçü Trabzon'da son ikisi ise İstanbul'da mesleklerinin sürdürmüşlerdir.
İsmail Hakkı Bey, ilk tahsilini Aksaray'da Pertevniyal Valide Sultan İbtidai Mektebi'nde yapmıştır . Daha sonra, Fatih'te Otlukçular Yokuşu Rüşdiye Mektebi'ne devam ederek 18 yaşında buradan icazet alarak mezun olmuştur. Kısa bir süre sonra Sanayi-i Nefise Mektebine kaydolan Hakkı Bey, buraya altı sene devam ederek resim bölümünden mezun olmuştur. Hakkaklık Şubesi'ne de dört yıl kadar devam etmiş fakat bitirmeden ayrılmıştır .

Küçüklükten beri yazıya merakı olan İsmail Hakkı Bey'in ilk yazı hocası Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin talebesi olan babası Mehmet İlmi Efendi'dir. Hakkı Bey, babasından Sülüs ve Nesih yazılarının öğrenmiştir. Sanayi-i Nefise Mektebinde resim ve hakkaklık tahsil ederken Dîvân-ı Hümâyûn Kalemine Mülazım olarak girmiştir.
Dîvân-ı Hümâyûn'a girdikten sonra tuğraya merak saran Hakkı Bey'in kendi ifadesiyle ilk tuğra hocası, Dîvân-ı Hümâyûn Mühimme Nüvislerden Muhtar Efendi isminde bir zattır. Ancak esas manada tuğra çekmesini Sami Efendi'den öğrenmiştir. Ayrıca Sami Efendi'den Dîvânî, Celî Dîvânî ve Celî Sülüs yazılarını meşk emiştir.

 Yirmi yaşından itibaren Dîvân-ı Hümâyûn'a devam etmiş, nişan beratlarıyla menşurları yazmakta kendisinden usta kimse olmadığı için derece derece terfi ederek önce "İkinci Tuğrakeş", sonra da" Dîvân-ı Hümâyûn'un Birinci Tuğrakeşi" oldu .
Muhtelif mekteplerde Rik'a, Medresetü'l-Hattatin'de Tuğra ve Celî Sülüs hocalığında bulundu. 1928'de harf inkılâbından sonra "Şark tezyini Sanatlar Mektebi"'nde, 1936'dan itibaren de Güzel Sanatlar Akademisi'nde Tezhîb dersleri vermiştir. "Altunbezer" soyadını müzehhepliği dolayısıyla alan Hakkı Bey, nadir rastlanan bir fırça ve kalem hâkimiyetine sahip olduğu için, bu yeni mesleğinde de kolaylıkla eserler vermiş, yazılarını kendisi kendi üslubunca tezhip etmiştir. İsmail Hakkı Bey, Akademi'den 1945'te yaşadığı hastalık dolayısıyla ayrılmıştır. Bir müddet sonrada 20 Şaban 1365 / 19 Temmuz 1946 Cuma günü vefat etmiştir. Mezarı Karacaahmet'in Tunusbağı yolu tarafındaki kabristanda, babasının yanındadır. Mezar kitabesini vasiyeti üzerine arkadaşı Necmeddin Okyay Celî Ta'lîk'le yazmıştır .

İsmail Hakkı Bey'in çeşitli koleksiyonlardaki ve müzelerdeki eserlerinden başka, Dîvân-ı Hümâyûn'dan çıkan ferman, berat ve menşurlardaki yazıları, Üsküdar Selimiye, Edirnekapısı, Zeynep Sultan, Abdi Şubaşı Camilerinin kubbeleri, Şemsipaşa, Laleli, Afyon, Eskişehir, Bebek, Bakırköy, Kamer Hatun ve Beyoğlu Ağa camilerinde son derece sanatkârane Celîleri vardır. Ayrıca Osmanlı devrinde son Kâbe örtüsünün kuşak yazısı, ilk riyaset-i cumhur mührü, Mahmut Şevket Paşa'nın türbe yazıları onun en önemli eserleri arasındadır .

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alıntı Yazarlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...