25 Haziran 2019 00:01
-A +A
Hidayet GÜLTEKİN

Hidayet GÜLTEKİN

KUR’AN COĞRAFYASI (Necid'deki Araştırmalar)

Huber
1883'te Fransız seyyah C. Huber, arkeolog J. Euting ile beraber Şam'dan Hail'e aynı güzergâhı izledi. J. Euting'in anlattıkları, Bluntların yayınladığı esere değerli bir katkı sağlamış olup, Doughty'nin eseriyle birlikte, hem Cebel-i Şammar'ın o dönemdeki içtimaî ve siyasî hayatını hem de ülkenin genel yapısını gayet iyi yansıtan bir resmi bize sunmaktadır.

Huber'in dergisi, onun tuttuğu notları ölümünden sonra yayınlamış olup, bu notlar son derece ilmî öneme hâiz büyük miktarda arkeolojik ve topografik bilgiyi içermektedir; onun izlediği güzergâh ve gözlemler, aslında Kuzey Arabistan'ın haritasının çıkarılması için gerekli ilk ilmî verileri oluşturmaktadır.

Arkeolojiye yaptığı kat-kılar da aynı derecede önemlidir, çünkü, Hail ile Tema arasındaki bölgede bulunan sayısız yazmanın kopyalarını çıkarmasının yanısıra, en değerli Sâmî yazmaları arasında ismi Moabi taşı ile birlikte anılan meşhur Tema taşını ele geçirmiştir.
Huber, Hail'den Anezaya, oradan da Orta Necid, Mekke ve Cidde'ye kadar Doughty'nin gittiği güzergâhı takib etti. Cidde'de notlarını ve yazmaların kopyalarını Fransa'ya gönderdi. Bir ay sonra, 1884 yılının Temmuzunda Hail'e geri dönerken Cidde'nin bir kaç menzil kuzeyinde rehberleri tarafından öldürüldü.

Emîr Muhammed hayatta iken, Haili ziyaret eden diğer bir seyyah ise Baron E. Nolde'dir. Baronun Hail'e geldiği tarih olan 1893 yılından kısa bir zaman önce Emîr, Riyad ve Kasım güçlerinden oluşan ittifakı yenerek tüm Necid bölgesini hâkimiyeti altına almıştı. Nolde Nüfud çölünü Hayanyaya kadar, Şakik-Cubba hat-tından daha kestirme bir güzergâhı kullanarak geçti.

Emîr, yeni kazandığı toprakların işlerini yoluna koymak için başkentten ayrılmış bulunmaktaydı. Bu yüzden Nolde, Hail'de verdiği kısa bir molanın ardından, İbni Reşidin Şakra civarında bir yerde bulunan kampına doğru yola çıktı. Burada bilinmeyen topraklardaydı, ama maalesef buraya ve Huber'in 1881 yılında kullandığı İran hac yoluna yönelik seyahatlarında izlediği güzergâhlara dâir hemen hemen hiç bir tafsilat vermemektedir.

Bu sebepten anlattıkları, Kuzey Arabistan'ın iklimi ile hayvanların, bilhassa deve ve atların hayatlarına odaklanırken, topografik veriler açısından haleflerinin verdiği bilgilere çok az katkıda bulunmaktadır.

Araştırmaların Genel Sonuçlan
Yukarıda anlatılan yolculukları bir harita üzerinde izleyecek olursak, bunların, yarımadanın Mekke ile el- Hufûf arasına çekilecek bir hattın yukarısında kalan kuzey kısmını kapsadığını görürüz. Yarımadanın bu kuzey yarısı, zaman zaman aralarına büyük fasılalar girmesine rağmen, özellikle umumi görünümü çok geniş alanlarda pek az değişkenlik gösteren bir memlekette hiç bir önemli coğrafi hususiyetin gözden kaçmasına imkân vermeyecek kadar birbirine yakın kervan yollan ile örülüdür.

Fakat Necran ve Cauf hariç, yarımadanın güney kısmında hiç bir Avrupalı seyyah, kıyıdan iç bölgelere 150 km'den fazla girememiştir.
Muhtemelen 500 km karelik bir sahayı kaplayan Dahna, veya büyük güney çölü, bu bölgenin neredeyse üçte birini oluşturmaktadır, fakat Arabistan'daki en güzel yörelerden bir kısmı -Asir ve Kuzey Yemen- hâlen araştırılmamış durumdadır.

Davasir su havzasının hidrografik durumu bazı ilginç problemleri gün yüzüne çıkarmaktayken, Caul'dan Hadramut'a kadar uzanan ve bir zamanlar eski Sebe krallığının hâkimiyeti altında bulunan büyük bir saha arkeologların çalışmalarını beklemektedir.
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alıntı Yazarlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...