19 Kasım 2018 00:01
-A +A
Hidayet GÜLTEKİN

Hidayet GÜLTEKİN

HAT SANATINI CANLANDIRMA ÇABALARI

Hat sanatı, zamanın getirmiş olduğu birçok yeniliklerden de olumsuz yönde etkilenmiş ve ilgi kaybına uğramıştır. Belki de bu ilgi azalmasının en önemli sebeplerinden birisi memlekette kitap vs. basım işinin yayılması, matbaaların açılıp çoğalması ile el yazısına ihtiyacın azalması ve Hüsn-i Hattın yalnızca sanatseverlerin ilgisiyle sınırlı kalmasına bağlı olarak hattatların yazı ile geçimlerini temin etmelerinin güçleşmiş olmasıdır.
Ayrıca önceleri, bazı medrese ve Sıbyan mekteplerinde birer hat hocası bulunuyorken, zamanla "tahsisatın azlığı ve ehil kişilerin bulunmaması" gerekçesiyle bu dersler yalnızca sınırlı sayıda üç-beş okuldan birinde sürdürülmeye çalışılmıştır.  Tahsisat eksikliği ve yazı muallimlerine verilen ücretin azalması zamanla bu sanata olan ilginin kaybolmasına yol açmıştır.
XIX. yüzyılda mali imkânsızlıklar içinde sürdürülmeye çalışılan hat sanatını sönmekten kurtarma adına bazı özel teşebbüsler olmuştur. Bunlardan biri II. Abdülhamit Dönemi'nde, 1892 yılında Sadrazam Ahmet Cevad Paşa (ö.1317/1900)  tarafından başlatılan girişimdir. Ahmet Cevad Paşa, sönmek üzere olan hat sanatının eğitim ve öğretimi için Babıâli çalışanlarına yönelik olarak Dîvân-ı Hümâyûn kaleminde Talim-i Hat Şubesi'ni kurmuş başına da XIX. yüzyılın seçkin hattatlarından Sami Efendi'yi (ö.1330/1912) getirmiştir. Fakat Ahmet Cevad Paşa'nın sadrazamlıktan ayrılması sonucu esasta halka açık olmayan bu şube de önemini kaybederek kısa süre sonra kapanmıştır .
XIX. yüzyılda Hüsn-i Hat sanatındaki duraklamaya ilaveten bu sanatla yakından alakası olan Tezhîb, Cilt, Ebrû gibi sanatlar da çoğunlukla babadan oğla geçen birer esnaf zanaatı halini almıştı. Dolayısıyla çağın şartlarına uygun ve bu sanatların eğitimini verecek, icrasına imkân tanıyacak bir okula ihtiyaç duyulmuş ve Hüsn-i Hat ile Tezhip, Cilt ve Ebru gibi diğer geleneksel sanatların öğretildiği Medresetü'l- Hattatin açılmıştır.
Medresetü'l-Hattatin
1908'de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra başlatılan yeni eğitim çalışmaları kapsamında özellikle, Şeyhülislam Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi'nin (ö.7 Temmuz 1921)  Evkaf Nazırlığı döneminde Hat, Tezhîb, Cilt, Minyatür gibi sanatların bir okul bünyesinde toplanmasına yönelik kendisine sunulan bir talebin değerlendirilmesi sonucunda Medresetü'l-Hattatin'in açılması gündeme gelmiştir.
Vakıf eğitim ve öğretim müesseseleri programlarında ıslah çalışmalarında bulunan Hayri Efendi'ye dönemin hattatlarından Arif Hikmet Bey (ö.1336/19 1 8)  yazı sanatı üzerine yaptıkları bir konuşma sırasında, yazı sanatının gereken ilgiyi görmediğine ve bu sanatın canlandırılmasına dair nelerin yapılabileceğine dair görüşlerini iletme fırsatı bulur. Arif Hikmet Bey, Şeyhülislam'a hat eğitimi veren resmi bir kurumun bulunmamasından yakınarak asrın üstat hattatlarının bir araya getirilerek bir yazı öğretim mektebi açılmasını  teklif eder. Teklif Hayri Efendi tarafından kabul edilip çalışmalara başlanır.
O dönemde İstanbul'da vakıflara bağlı eğitim kurumlarında bulunan hat hocalığı kadroları bu medreseye aktarılmış ve muallim maaşları da Evkaf Nezareti idaresine mali bir yük getirmemesi için medrese vb. evkaf kuruluşlarında esasen mevcut olduğu halde fiilen harcanamayan hat muallimi ücretlerinin birleştirilmesiyle toplanmıştır.
Hat sanatının yanı sıra diğer tezyini sanatları da unutulmaktan kurtarmak amacıyla kurulan Medresetü'l- Hattatin'e yer olarak, bu sanatlara merakı ve kabiliyeti olan memurların da kolayca devam edebilmeleri maksadıyla devlet dairelerinin de tamamına yakın olan Babıâli karşısındaki 1171/1758 yılında Tersane Emini Yusuf Ağa (ö. 1188/1775)  tarafından Hassa Başmimarı Tahir Ağa'ya  yaptırılıp vakfedilen Sıbyan Mektebi binası seçilmiştir .
Ayrıca, bu bina, eskiden Türk heyetşinaslarından Daru'l- Fünun ilk müdürü Hoca Tahsin ( ö.1298/1881) Efendi tarafından ömrünün son yıllarında, Daru'l- ilim adıyla hususi öğretim müessesesi olarak kullanılmış kendisi de bu müddet zarfında bu binanın bir odasında yaşamıştır . Cağaloğlu'nda, Babıâli yokuşu üzerinde, Ankara caddesinde bulunan bu iki katlı tarihi bina, günümüzde MEB Devlet Kitapları Müdürlüğü Cağaloğlu Yayınevi olarak kullanılmaktadır .
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Konseyden deprem uyarısı

Konseyden deprem uyarısı

18:00 13 Aralık 2018
Kahreden intihar

Kahreden intihar

10:35 13 Aralık 2018
Alıntı Yazarlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...