12 Kasım 2018 00:01
-A +A
Hidayet GÜLTEKİN

Hidayet GÜLTEKİN

HAT EĞİTİM VE ÖĞRETİMİ

İstanbul'un Fethi'nden sonra Nesta'lîk yazı, Osmanlının Meşihat Dairesi ve ilmiye sınıfının resmi yazısı olmuş; muhasebat, vesikalar, kayıtlar, edebi eserler özellikle divanlar, şiirler Nesta'lîk ve incesi olan Hatt-ı Kitabet ile yazılmıştır.
Fatih devrinden XIX. yüzyıla kadar Osmanlı hattatları, İran Nesta'lîk üslubunun etkisinde kalmışlardır. Bununla birlikte, Türk hattatları, Nesta'lîk yazıda İranlı hattatlar kadar güzel örnekler vermişler, hatta bu yazının Celîsinde onları dahi aşmışlardır.
İran Nesta'lîk ekolünde özellikle, Safeviler devrinin meşhur hattatı Mir İmad'ın (ö.1024/1615) elinde Nesta'lîk yazı hakiki güzelliğini bulmuş ve XVII. yüzyıldan itibaren sanat yazısı haline gelmeye başlamıştır.
Osmanlı hattatları da XIX. yüzyılın başlarına kadar İran Nesta'lîk Ekolü'nden etkilenmiş ve İran'ın meşhur hattatı İmad ayarında eserler vermeye çalışmışlardır. Hatta Türk hattatları Nesta'lîk yazıda o kadar güzel eserler vermişlerdir ki haklı olarak İmad-ı Rûm unvanı kendilerine yakıştırılmıştır.
Nesta'lîk yazıda Türk üslubunun temelleri XIX. yüzyılın başlarında Esad Yesarî (ö. 1212/1798) tarafından atılmıştır. Oğlu Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi (ö. 1265/1849) de babasının yolundan yürüyerek İran asıllı Nesta'lîk yazısını millileştirerek Türk Nesta'lîk Ekolü'nü kurmuştur.  İkisi arasında pek fark olmamakla birlikte Türk Nesta'lîk Ekolü'nde İran Nesta'lik Ekolü'ne nispetle kesin kurallar vardır.
Osmanlı Devri'nde Hat Eğitimi Verilen Mekânlar
Hat sanatı, Osmanlı devleti bünyesinde daima ilgi gören bir sanat olmuştur. Bunda İslam dininin etkisi yadsınamayacak oranda büyüktür. Kur'an'dan ve Allah'ın Resulünün sözlerinden feyiz alarak yola çıkan sanatkârlar, daima güzeli arama gayreti ile çalışarak insan hislerine hitap eden çeşitli yazıların doğmasına ve her zaman canlılığını koruyacak bir sanat olan Hüsn-i Hatt'ın gelişmesine yardımcı olmuşlardır.
İslam dininin etkisinin yanı sıra Osmanlı'da, başta padişahlar olmak üzere vezirlerin, devlet adamlarının ve bilginlerin de bu sanatı benimseyip maddi ve manevi destek vermeleri hat sanatının gelişiminde oldukça etkili olmuştur.
Padişahlar, hattatlara destek ve teşviklerinin yanı sıra bizzat bu sanatı icra eden birer hattat olarak daima onların yanında yer almışlardır. Osmanlı tarihinde hattat olan padişahların çokluğu da bu görüşü destekler mahiyettedir. 
Osmanlı'da II. Bayezid ( 1447-1512), III. Murad (1546-1595), II. Mustafa (1644-1703), III. Ahmed (1673-1736), II. Mahmud (1785-1839), Sultan Abdülmecid (1823-1861) hattat padişahlar arasında anılmaktadırlar. Osmanlı padişahları arasında günümüze en çok eseri ulaşan hattat padişahlar ise, başta II. Mahmud olmak üzere III. Ahmed ve Sultan Abdülmecid'dir .
Hat sanatı eğitimi ve öğretimi, İslam ülkelerinde layık olduğu ilgiyi görerek, sıkı bir disiplin içerisinde, geleneğe bağlı kalarak yürütülmüştür. Bu konuda XV. yüzyıl öncesine ait malumat oldukça kısıtlıysa da bu yüzyılın sonlarından itibaren hat sanatının merkezi haline gelmiş İstanbul'daki uygulamalar bizlere epeyce bilgi vermektedir.
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Falezlerde ceset şoku

Falezlerde ceset şoku

17:18 14 Aralık 2018
Kahreden intihar

Kahreden intihar

10:35 13 Aralık 2018
Konseyden deprem uyarısı

Konseyden deprem uyarısı

18:00 13 Aralık 2018
Alıntı Yazarlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...