MEVLEVİHANEDE MANEVÎ EĞİTİM

ANTALYA'NIN 762 YILLIK KALBİNDE GÖNÜL SOHBETLERİ

Güncel 15 Ekim 2018 15:51
MEVLEVİHANEDE MANEVÎ EĞİTİM
-A +A

Anadolu'da kurulan ilk 4 mevlevihaneden biri olduğu belirtilen 762 yıllık Antalya Mevlevihanesi’nde gönül sohbetleri devam ediyor. Antalya Mevlevihanesi İrfan Meclisinin bu haftaki konuğu Bursa Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Türk İslâm Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Kemikli oldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Antalya Valiliğinin desteğiyle "Eski Antalya" diye bilinen Kaleiçi'ndeki Antalya Mevlevihanesi, ‘İrfan Meclisi' adı altında Antalyalıları buluşturmaya devam ediyor. Etkinlikler kapsamında, Hz. Mevlânâ, Mevlevîlik ve Şehir üzerine sohbette bulunan Bursa Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Türk İslâm Edebiyatı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Kemikli, Antalya Mevlevihanesi’nin şehrin kalbinin attığı önemli bir merkez haline geldiğini söyledi.

İLİM-İRFAN YUVASI

Prof. Dr. Kemikli, “Burası bir ilim, irfan, ahlâk ve sanat ocağıydı. Bu ocağı yeniden uyandıran, yeniden şehrin kültürel hayatına katkı sunmasını temin eden Antalya Valiliği’ne, Akdeniz Üniversitesi’ne ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Burada açılan irfan sofrası daima feyizli ve bereketli olacak, birlik ve beraberliğe, dirlik ve düzene, memleketimiz ve milletimizin gönül şehrinin imarına ve ihyasına katkı sağlayacaktır” dedi.

GÖNÜLLERİN MİMARI HZ. MEVLANA
Güzel bir şehir inşa etmenin önemli bir hizmet olduğunu, ama asıl hünerin, halkın gönüllerini mamur hale getirmek olduğunu belirten Kemikli, şehrin inşasının sadece birtakım iktisadî yatırımlarla, güvenlik tedbirleriyle ve alt yapı hizmetleriyle gerçekleşmeyeceğini, asıl imarın hikmetle, sanatla, düşünceyle, edebiyatla ve ahlâk ile olacağını söyledi. Şehirde yaşayan insanın gönlünü, kalbini mamur hale getirmeden, şehrin gerçek anlamda imar edilmiş sayılmayacağını, bunu ise yetkin birer gönül mimarı olan Hz. Mevlânâ gibi mutasavvıfların en iyi şekilde yapmaya çalıştıklarını bildirdi.

FIKIH VE TASAVVUF İLMİ KARDEŞTİR

Mevlevîliğin iki açıdan şehirlere damgasını vurduğunu belirten Kemikli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birincisi Mevlevîhâneler aracılığıyla olup, buraya gelen muhipler, dervişler, ilim, irfan, sanat, edep ve ahlâk öğrenmişler. Çelebilik, efendilik budur. İkincisi, Mesnevî ve Mesnevîhanlık aracılığıyla kültürü, irfânı ve hikmeti dile dökerek damgasını vurmuştur. İşte şehirli bir dil kurup geliştiren Mevlevîlik, şehirleri bu iki yolla imar ve ihya etmiştir. Bu iki yolla insanlar dışla içi imar ve ihya etmişlerdir. Fıkıhsız tasavvuf insanı zındıklaştırır. Tasavvufsuz fıkıh da insanın kalp imarını yavan bırakır.”

TASAVVUF MEDRESE İLİŞKİSİ
“Günümüzde, “biz hakikate erdik” diyerek Mevlevîliği şer-i şeriften ayrı bir yere konumlandırmaya ve Mevlevîliği İslâm dininin alternatifiymiş gibi sunmaya çalışanlar var. Bu projenin farkında olmak lâzım. Oysa mutasavvıflar, medresede İslâm ilimlerini tahsil etmeyenleri talebeliğe, dervişliğe kabul etmezler. Sûfîler, zâhirle bâtını, çevreyle, dışla içi bir arada imar etmeyi başaran insanlardır. Dışımızı kuran fıkıhtır, hukuktur; içimizi Kuran’da fıkh-ı bâtın olan hikmettir. Hikmet kavramının içinde tasavvuf, sanat, düşünce ve ahlâk vardır.”

“ERDEMLİ ŞEHİR” VURGUSU

Erdemli şehirde caminin şehrin kalbinde yer aldığını belirten Kemikli, cami merkezde olmak üzere, medrese, tekke, han, hamam, hastahane, aşevi ve çarşının hep onun etrafında konuşlandığını hatırlatarak , “Cami düşünülmeden, merkeze konulmadan yapılan uydu kentler ne kadar bizimdir? Erdemli şehir, iki şeyle ayakta durur: Adalet (hukuk) ve hikmet. Bir şehri hangi tür hukukla inşa ederseniz, o şehir o kültüründür.” diye konuştu.

Kaynak : Serçin ÇILDIR

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alıntı Yazarlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...