Birleşik Kamu-İş’ten MEB istatistiklerine değerlendirme

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından açıklanan 2018-2019 Örgün Eğitim İstatistikleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu

Güncel 13 Eylül 2019 17:33
Birleşik Kamu-İş’ten MEB istatistiklerine değerlendirme
-A +A

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan 2018-2019 Örgün Eğitim İstatistikleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Balık, “İstatistikler, eğitim sistemimizi bir yandan gericileştirme öte yandan da tam bir işletme mantığıyla ticarileştirme ve yerelleştirme çalışmalarını hızla sürdürdüğünü ortaya koymuştur. Eğitim sistemi sermayenin çıkarları doğrultusunda şekillendirildi. MEB istatistiklerine göre ülke genelinde 65 bin 568 okul bulunuyor. 4+4+4 düzenlemesi öncesi 2011-2012 eğitim öğretim yılında 4 bin 664 özel okulda 535 bin 788 öğrenci eğitim görürken, geçtiğimiz yıl 11 bin 694 özel okulda, 1 milyon 351 bin 712 öğrenci eğitim görmüştür. Bu yıl ise 12 bin 809 özel okulda 1 milyon 440 bin 577 öğrenci eğitim gördü” dedi.
 
‘Özel okul üç katı oranında arttı’
Özel okul sayılarının 2011-2012 eğitim öğretim yılına göre üç katı oranında arttığına dikkat çeken Balık, “Ortaya çıkan tablo, eğitim sistemini sermaye sınıfının çıkarları doğrultusunda nasıl şekillendirdiğini ve eğitim sistemindeki ayrışmayı gözler önüne sermektedir. 4+4+4 düzenlemesiyle birlikte imam hatip ortaokullarının yeniden açılması ve birçok genel lisenin imam hatip lisesine dönüştürülmesiyle, imam hatip okullarında inanılmaz bir artış yaşanmıştır. MEB’in istatistiklerine göre Türkiye genelinde 2012-2013 eğitim öğretim yılında 1099 olan imam hatip ortaokulu sayısı geçtiğimiz yıl 3 bin 286’ya, bu yıl 3 bin 394’e, 708 olan imam hatip lisesi sayısı ise geçtiğimiz yıl 1605’e, bu yıl 1624’e çıkmıştır” diye konuştu. İmam hatip lisesi öğrenci sayısının 605 bin 869 olduğuna dikkat çeken Balık, “İmam hatip ortaokulu öğrenci sayısı ise 761 bin 785 oldu. Geçen yıla göre ortaokul ve lise ile birlikte imam hatipli sayısı 1 milyon 350 bin 611’den, 1 milyon 367 bin 654’eyükseldi. Bu sayı 2002 yılında 71 bin 100’idi. Yine  imam hatip ortaokullarında görev yapan öğretmen sayısı 39 bin 356’dan, 43 bin 112’ye çıkmıştır. Derslik ve öğretmen ihtiyacının had safhaya ulaştığı ülkemizde imam hatiplerin öğretmen kadrosu bakımından avantajlı olması dikkat çekicidir” dedi.  
 
‘Öğrenciler açık liseye yönleniyor’
Ortaöğretimdeki öğrencilerin açık liseye yönlendiğini söyleyen Balık, “4+4+4 düzenlemesi “zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması” girişimi olarak sunuldu. Oysa MEB’in 2018-2019 istatistikleri ortaöğretim çağındaki çocukların örgün eğitimden koparak açık liseye yönlendiğini ortaya koymuştur. İstatistiklere göre, mesleki açık öğretim lisesi de dahil olmak üzere açık öğretim lisesinde okuyan toplam öğrenci sayısı geçtiğimiz yıl 1 milyon 395 bin 621 iken bu yıl 1 milyon 564 bin 224’e çıkmıştır. Bu sayı 4+4+4 düzenlemesi öncesi 2011-2012 eğitim öğretim yılında 940 bin 268’di. Açık öğretim ortaokulunda kayıtlı 189 bin 754 öğrenci sayısını da dikkate aldığımızda, toplam 1 milyon 753 bin 978 öğrenci örgün eğitimden kopmuştur. İstatistiklere göre geçtiğimiz yıl 582 bin 549 kız öğrenci açık öğretim liselerinde okurken bu yıl bu sayı 638 bin 176’ya çıkmıştır. Kız öğrenciler 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte örgün eğitim dışına itilmiştir. Ortaya çıkan tablo zorunlu eğitimin fiilen 4 yıla indirildiğinin göstergesidir” ifadelerini kullandı.
 
‘Çocuk işçiliğin önü açıldı’
MEB istatistiklerinde görülen tabloda  meslek liselerinin sayısında da artış olduğunu hatırlatan Balık, “Türkiye genelindeki toplam 12 bin 506 lisenin yaklaşık yarısı yani 4 bin 640’ı mesleki ve teknik lisedir. Eğitimde 4+4+4 öncesinde, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Türkiye’de sadece 45 özel meslek lisesi varken, son yıllarda kamu kaynaklarıyla yapılan doğrudan destek ve teşvikler sonucunda özel meslek lisesi sayısı ise 413’e çıkmıştır. Bu okullarda okuyan öğrenciler daha öğrencilik yıllarından itibaren düşük ücretle işçi olarak çalıştırılmaktadır. “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” sloganıyla sermayenin resmi kurumlarla düzenlediği kampanyalar, özel meslek lisesi açacak iş adamlarına öğrenci başına teşvik verilmesi bütün bunlar ucuz, nitelikli çocuk işçiler yaratmak içindir” dedi.
 
‘Okul öncesi eğitim gözden çıkarıldı’
Zorunlu ilköğretime başlama yaşının bir yıl erkene alınmasının sakıncalarına değinen Balık, “Okul öncesi eğitimin zorunlu eğitimin dışına çıkarılması çocuğun gelişim ve eğitimine ilişkin olumsuz sonuçlarını kısa sürede ortaya çıkarmıştır. 2011-2012 eğitim öğretim yılında, 5 yaş grubunda okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde  65,69 iken, 2012-2013 eğitim öğretim yılında bu oran yüzde  39,72’ye düşmüştür. 2017-2018 eğitim öğretim yılında 5 yaş grubu çocukların yüzde 66.88’i okul öncesi eğitim almış bu yıl ise çok az bir artışla yüzde 68.30’da kalmıştır. Okul öncesi eğitimde okullaşma oranı, 4+4+4 düzenlemesiyle birlikte gerilemiştir. Okul öncesi eğitimde, okul öncesi çağdaki öğrencilerin zorla ilkokula kaydedilmesi nedeniyle okul ve öğrenci ve öğretmen sayılarında da azalma meydana gelmiştir. 4+4+4 uygulamasından önce 2011-2012 eğitim öğretim yılında 28 bin 625 olan okul öncesi eğitim veren okul sayısı, 2015-2016 eğitim öğretim yılında 27 bin 793’e düşmüştür. 2018-2019 eğitim öğretim yılında ise çok az bir artışla 31 bin 813 olmuştur” diye konuştu.
Murat ESENTEKİN

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Yazarlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Alıntı Yazarlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...